92406 kayıt bulundu.
1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , Yurtsever
1. Onun büyük vatanperver olması için açık ve müspet bir cidale razı olması şarttı.
1. Onun büyük vatanperver olması için açık ve müspet bir cidale razı olması şarttı.
Lisan : Arapça vaṭan + Farsça -perver
1. isim , isim , isim , isim , Yurtseverlik
1. İçinde müthiş bir harp taraftarlığı, bir vatanperverlik, bir hamiyet taşıyordu.
1. İçinde müthiş bir harp taraftarlığı, bir vatanperverlik, bir hamiyet taşıyordu.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yurtsever
1. Böylece ortaya çok faydalı bir eleman, büyük bir vatansever olarak çıkıyor, bundan da derin bir zevk duyuyordu.
1. Böylece ortaya çok faydalı bir eleman, büyük bir vatansever olarak çıkıyor, bundan da derin bir zevk duyuyordu.
Lisan : Arapça vaṭan + Türkçe sever
Telaffuz : vata'nsever
1. isim , isim , isim , isim , Yurtseverlik
1. Vatanseverlik, doğduğu yeri, evini, köyünü, müstakil devlet sınırları içinde memleketini sevmektir.
1. Vatanseverlik, doğduğu yeri, evini, köyünü, müstakil devlet sınırları içinde memleketini sevmektir.
1. sıfat , sıfat , hukuk , hukuk , sıfat , sıfat , hukuk , hukuk , Vatanı olmayan, haymatlos
1. isim , isim , isim , isim , Giysilerde, omuzların dik durmasını sağlamak amacıyla içine konulan parça
Lisan : Rusça
Telaffuz : va'tka
1. isim , isim , isim , isim , Tramvay sürücüsü
1. Yolda giderken / Vatman çan çalar, şoför korna
1. Yolda giderken / Vatman çan çalar, şoför korna
Lisan : Fransızca wattman
1. isim , isim , isim , isim , Köpek balıklarından, sırtında büyük dikenleri olan, kuma gömülü olarak yaşayan bir balık (Raja clavata)
1. Sahilin üç metre gerisinde vatoz ölüleri, iri iri şeytanminareleri...
1. Sahilin üç metre gerisinde vatoz ölüleri, iri iri şeytanminareleri...
Lisan : Rumca
1. isim , isim , fizik , fizik , isim , isim , fizik , fizik , Gücü bir vat olan bir makinenin bir saatte yapacağı iş
Telaffuz : va'tsaat
1. isim , isim , isim , isim , Çığlık
1. Mısır'ın değme ağıtçıları bile sanırım vaveylalarında benimle yarışa giremezlerdi.
1. Mısır'ın değme ağıtçıları bile sanırım vaveylalarında benimle yarışa giremezlerdi.
Lisan : Arapça vāveylā
Telaffuz : va:veyla:, l ince okunur
1. ünlem , ünlem , ünlem , ünlem , Şaşma anlatan bir söz
1. Vay gülüm! Nereden bu geliş?
1. Vay gülüm! Nereden bu geliş?
2. Ağrı, acı vb. duyguları anlatan bir söz
1. Vay başım!
1. Vay başım!
3. Yönelme durumu eki almış bir kelime ile kullanıldığında bir şeyin veya bir kimsenin kötü bir sonuca uğrayacağını anlatan bir söz
1. Vay hâline!
1. Vay hâline!
1. teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , `çok şaşılacak şey` anlamında kullanılan bir söz
1. Vay anasını, amma dolaştık bugün.
1. Vay anasını, amma dolaştık bugün.
1. isim , isim , argo , argo , isim , isim , argo , argo , Kalabalıkta hızla çarptığı kişiye kazayla çarptığını söyleyip özür dilerken karşısındakinin cüzdanını çekip alan kimse
Telaffuz : va'ybabamcı
vazedilmek, vazetmek, vazolunmak
1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Konma, konulma
Lisan : Arapça vażʿ
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Ortaya konulmak
2. Yerleştirilmek
Telaffuz : va'zedilmek